Başbakan Erdoğan, partisinin genişletilmiş İl Başkanları Toplantısında konuştu. Erdoğan, ''Fransa'da, fikir ve ifade özgürlüğünün kısıtlanmasına yönelik, ırkçı ve ayrılıkçı bu yasa, iki ülke ilişkilerinde olduğu kadar, Fransa'nın kendi değerlerinde de tamiri zor yaralar açacaktı. İnanıyor ve umuyorum ki Fransa Anayasa Konseyi de sağduyulu davranacak, Fransa değerlerine, Avrupa Birliği ilkelerine ters düşmeyecek, vicdanları kanatmayacak bir sonuca varacaktır'' diye konuştu.
Erdoğan, Fransa'daki Ermeni Yasası ile ilgili, ''Bu yasanın altında, bu yasayı çıkaran tavrın ve hissiyatın altında, reddi mümkün olmayan bir ırkçı yaklaşım, bir ırkçı zihniyet vardır. Dolayısıyla bu mesele, bir Fransa meselesi, bir Türkiye meselesi değildir; bu mesele, doğrudan doğruya bir Avrupa meselesi, Avrupa Birliği meselesidir'' dedi.
Erdoğan, ''Biz, Avrupa'nın kimi ülkelerinde son yarım yüzyılda yaşanan bazı acı hadiseleri sineye çektik. Ancak bugün şunu herkes bilsin ki Türkiye eski Türkiye değildir. Türkiye, Avrupa'da sinsice yükselen ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve İslamofobia karşısında susacak, tepkisiz kalacak, boynunu bükecek bir ülke değildir. Avrupalı dostlarımızı buradan samimiyetle uyarıyorum; Fransa'da ortaya çıkan tablo, Avrupa'daki sinsi tehlikenin ciddi bir tezahürüdür'' dedi. Erdoğan'ın konuşmasında satır başları şöyle:
DERSİM
Dersim konusuyla ilgili Kemal Kılıçdaroğlu bizi arşivlerin kapalı olması ile şikayet etti. Devletin arşivleri herkese açık, gel sayın Kılıçdaroğlu inceleyebilirsin... MHP Dersim'in açılmasından en az CHP kadar rahatsız. MHP bugün çıkan kemiklerle ilgili de bir o kadar rahatsız..
Biz burada bu salonda Dersim faciasını anlatırken bazı isimler zikrettik. Bazı siyasetçilerin torunları bugün siyasette görev almış durumdalar... O torunlar dedelerine ve dedelerinin yaptıklarına sahip çıktılar... Son 30 yılda Dersim tartışmalarının ardından bizi Atatürk düşmanlığı ile ve cumhuriyete karşı düşman olarak nitelendirdiler... Ne CHP ne de MHP bizim vatan sevdamızı ölçecek kalibrede değildir... Bunlar izindeyiz Atam deyip sabah akşam izin yapıyorlar...
Dersim 1939'da üzeri kapatılmış bir faciadır. MHP de bu konunun konuşulmasından CHP kadar rahatsızdır. Cumhuriyet'le hesaplaştığımızı iddia ediyorlar. Kimin Cumhuriyet'e sahip çıktığı son 9 yılda anlaşıldı. Devletin tüm kılcal damarlarına kadar işlemiş bir zihniyetle mücadele ediyoruz. Karşımızda terör meselesini çözle diyen bir zihniyet var. Dersimli olduğu kadar Dersim'i ağzına alamayan bir anlayış var. Biz Dersim dediğimiz zaman CHP Genel Başkanı bize teşekkür eden Diyarbakır örgütünü görevden aldı. Dersim faciasının mimarı olan zihniyet seni oraya genel başkan olarak çıkardı.
DİNDAR BİR GENÇLİK YETİŞTİRMEK İSTİYORUM
Geçen gün Kılıçdaroğlu Anayasa Mahkemesi'nin CHP'nin değil vekillerin başvurusu olduğunu söyledi. Sen nesin orada, bostan korkuluğu mu? Sen neden onlara engel olamıyorsun ya da sahip çıkamıyorsun? Çünkü seni oraya getiren zihniyet Dersim katliamını yapan zihniyettir...
Türkiye'yi dindarlar-dinsizler diye ayırdığımı söylüyor. Benim ifademde dindarlar dinsizler diye bir şey yok. Dindar bir gençlik yetiştirmek istiyorum. Bu sözün arkasındayım... Sen AK Parti'den ateist bir nesil yetiştirmemizi mi istiyorsun... Sen yapabilirsin ama ben yapamam... Bunun için çalışıyoruz... Çalışacağız. Biz muhafazakar, demokrat bir nesil peşindeyiz.
YARGI SİZİN MİLİTAN TAVRINIZDAN TEMİZLENİYOR
AK Parti'ninin kapatılması için gündem oluşunca ne diyorlardı, "Ankara'da yargıçlar varmış!" Bunlar sirk cambazı. 12 Eylül 2010'da CHP, MHP, BDP bir tarafta. Hayır çıksın diye koşuşturduyar. Ama biz 150 yıllık çürümüş bir zihniyeti kırdık. Bunlar sirk cambazı. 12 Eylül 2010'da CHP, MHP, BDP bir tarafta. Hayır çıksın diye koşuşturduyar.
Ama biz 150 yıllık çürümüş bir zihniyeti kırdık. Yassıada'nın yargılamasıyla yüzleşemeyenler kalkıp bugünkü yargıyı eleştiremezler. Danıştay saldırısı sonrası bize saldırdılar. İrtica var dediler. Arkadan ne çıktı, neçıktığı ortada. Sayın Kılıçdaroğlu, yargının hükümetin emrine girdiği falan yok. Yargı sizin militan tavrınızdan temizleniyor. 12 Eylül 2010'dan sonra militan yargı dönemi sona ermiştir. O dönem millet tedavülden kaldırılmıştır.
KILIÇDAROĞLU TÜRKİYE'Yİ KÖTÜLÜYOR
İçerde olan gazeteciler gazetecilik mesleğinden dolayı içerde değil. Öyle zanlılar var ki, bizzat terör eyleminin içinde bulunmuşlar. Türkiye'nin ana muhalefet partisinin genel başkanı da gittiği her ülkede, görüştüğü her yabancıya ülkesini kötülüyor. Ülkesinde gazetecilerin tutuklu olduğunu iddia ediyor. Orada da buna pek inanmıyorlar. Böyle bir ana muhalefeti Türkiye hiç görmemişti. Kılıçdaroğlu sayesinde bunu da gördü.
PAUL AUSTER'A CEVAP
Yazar Paul Auster haftasonu bir gazetede diyor ki: "Demokrat yasaları olmayan ülkelere gitmiyorum." Türkiye'ye gelsen ne olur, gelmesen ne olur.